Tarihi

Adanın tarihi M.Ö Zamanlara dayanır.Tarihi bulgulara göre adanın bir zamanlar anakaraya bağlı kaldığı daha sonra gelişen doğa olayları sonucunda bölgede bulunan diğer adalar gibi anakaradan koptuğu bilinir.
Bu doğal olaylar sonucunda adada yaşam pek olmamış hatta ortaçağın büyük dönemi boş kalmıştır.Bizans İmparatorluğu zamanlarında ada sürgün yeri olarak kullanılmış sürgün rahip ve asillerin barınağı olarak kalmıştır.O günlerden buzamana pek bir tarihi kalıntı kalmamakla beraber adanın manastır mevkiinde hristiyan din adamlarının ibadetlerini geçirdiği klisenin temelleri bulunmaktadır.
Tarihi boyunca hiç bir önemli olay yaşamayan ada daha çok çevresini yönetenlerin idaresi altında kalmıştır.
Osmanlı devrinde adada rum,yahudi ve türk ahali yaşamakta idi.Rumlar ve yahudiler şimdiki avşa tarafında,türkler ise yiğitler köyünde ikamet etmekte idiler.Adada tarımcılıkla geçinen yerliler adada yetişen ürünleri bölgeden geçen gemiler aracılığı ile dış pazara ulaştırırlardı.

Osmanlının yıkılış cumhuriyetin başlangıç döneminde adada bulunan rumlar adayı terketmeden önce adada bulunan yerli türk halkına zülüm yapmış eline geçridikleri türkleri öldürmüşlerdir.Ayrıca bölgede bulunan türk mezarlarına zarar verdikleri bilinir.Kaçan halk yüksek yerlerde saklanarak canlarınıkorumuşlardır.
Adanın kaybolmaya yüz tutmuş tarihinde bu döneme denk gelen ilginç bir olay anlatılır.Olayın kahramanı olan şahıs benin büyük dedem olmaktadır.Olay kısaca şöyle cereyan etmektedir.
Adada bulunan rumlar ellerinde bulunan silahlarla türklere saldırdıkları esnada adanın camii`sine saklanan türkleri camiden çıkartıp canlarına kastetdiklerinde camide bulunan dedem o sırada bulunan bir tabutun içine saklanarak canını kurtarmıştır.Camide bulunanları dışarı çıkaran rumlar tabuta bakmayı akıl edememişler ve bu sayede hasan dedem canını kurtarmıştır.Tabutta 2 gün aç susuz bekleyen dedem sesler kesilince dışarı çıkmış ve ortalıkta insan kalmadığını görmüştür.
Adayı rumların terkettiğini gören tek şahıs ise kızı olup,yiğitler köyü sahili ve paşalimanı adası arasında bulunan bir yunan zırhlısının filikalarla çevre adalardaki rumları taşıdığını anlatır.

Bu olaylar sonunda boş kalan ada,mübadelede,balkanlardan ve giritten gelen göçmenlerce yerleştirilmiş ve adayı terkeden rumların malları bu yeni göçmenlere dağıtılmıştır.
Cumhuriyet döneminde tarımcılıkla kendi halinde geçinen ada 70`li yıllarda turizmcilğin keşfedilmesi ile kendiside keşfedilmiş,İstanbul,Ankara ve izmir bölgesi çevresinden gelenlerin tatil bölgesi olmuştur.Bu dönemde istanbul sosyetesinin bodrumu gibi olan adada bir çok filim çevrilmiş ve ada bu sayede gelenlerle zenginleşmiştir.
90 yılların başında güney bölgelerinin değerlenmesi ile ada eski önemini kaybetmiştir.Bu günlerde daha çok trakya bölgesi ve istanbul çevresini ağırlayan ada daha çok hafta sonları tercih edilmektedir.Ama ada eski hareketliliğini kaybetmemiştir.

Bir Cevap Yazın